13 Mart 2010 Cumartesi

Türk Edebiyatında Bilimkurgu(!?) (derken?)


Hay almaz olaydım diyordum başlarda böyle bir dönem ödevini. Ama napalım konu ağızdan çıktı bir kere; Birol Hoca'da verdi gazı "Çok merak ediyorum ya senin ödevi!" diye. Neyse ki başlayabilme şerefine erişebildik binaenaleyh!

Ama başlayınca anladım ki bu dal hakkında daha öğreneceğim o kadar çok şey, yazabileceğim o kadar çok şey var ki... Tabi Dünya Edebiyatındaki yeri hakkında bilgi verirkenki kısımdan bahsediyorum. Türk kısmına gelinceye kadar her şey güzel geçecek.

Ne yazık ki Türk Edebiyatı ile ilgili olan kısmını yazarken bile aklıma 'Back To The Future' ya da Asimov'un 'I,Robot' gelecek

Gerçi Türk Edebiyatı tarafında da yazacaklarım çok: Neden gelişmediğinden başlayabilirim mesela. Bir kaç belirli sebebi var tabi: Teknolojiyi üretme ve onu ileriye götürecek hayal gücünden yoksun olmamız mesela başlı başına incelenmesi gereken bir sebeptir. Yine de Orhan Duru'ya bir minnet borcu vardır edebiyatımızın; yoksa "say-fay" diye dolaşır dururduk ortada bilimkurgu yerine... Yine de yazarlarımızın bu tarzı fantezik edebiyatla karıştırıp sürekli korku ögeleri eklemeleri de cabası. Hani olan bilim-kurgu diyebileceğin bilim-kurgu eserleri de militarist ögelerin içinde boğuluyor. Acil Asimovlara ihtiyacımız var!

E tabi edebiyat olmayınca ne sineması ne de dizisi, hiç bir şeyi olmuyor! Anca gidip Dabbe yok Hababam Sınıfı 3.5 çekelim biz (Rıfat Ilgaz'ın şaheseri de o hale geldi ya...).

Yalnız bilimkurguya lütfen önyargıyla yaklaşmayın! Bilimkurgu sadece öyle derste görülen fiziği ya da kimyayı içermez: O başlı başına derinlik içerir. İnsanın teknoloji içinde nasıl kaybolduğunu, nasıl tehlikeler beklediğini ve insana bu 'metalik' dünya içerisinde 'değerlerini, duygularını' hatırlatır (Bkz. '1984' boşu boşuna bilimkurgu sayılmıyor). Tabi içinde kullanılan ögeler yaratıcılık ve hayal gücünün eseridir.

O yüzden edebiyat ve sinema dünyamızın bu kanayan yarasına bir çözüm bulmak gerek!

NOT: Ben büyüyünce(!) evimde bir oda bilimkurgu kitaplar ve filmleriyle dolu olacak!

NOT: Back To The Future overdose mu yapsam gene? Fena bir fikir değil aslında... Ah DeLorian! (altın kaplamalı DeLorian resmi gördüm ?! )

NOT: Binaenaleyh demişken aklıma Sülüman kardeşimizin dediği her duyuşumda güldüğüm sözü aklıma geldi: "Ege bir Yunan gölü değildir! (duraklar) Ege bir Türk gölü de değildir! (yine duraklar) Binaenaleyh, Ege bir göl değildir!"

ÖNERİ: 'Back To The Future'ın' soundtracklerini dinleyin. Eric Clapton'ın 'Heaven Is One Step Away' ile filmde Marty'nin söylediği Johnny B.Goode harika... Ondan sonra da Back to The Future overdose yapın!

1 yorum:

Fermium dedi ki...

marty soyluyo ya. michael j fox soylemiyo. ne kalbim kirildi