26 Mart 2010 Cuma

And men fight for women...

Bu sene zibilyon tane güzel konser, Kültür Başkenti zımbırtısı sağ olsun İstanbul'a ayağımıza kadar geliyor. Tabiki de bunlar içinde beni en çok heyecanlandıranı Eric Clapton. O yüzden konsere kadar elbette bir kaç hikaye anlatacağım. Ben en iyi bildiğim yerden başlayım.

Clapton şarkısı seçilmez dinlenir; ancak Clapton'ın da kendine göre çeşitli türler arası geçiş yaptığı yerler olmuştur. Mesela 96'daki "Change the World" albümü poptur; asla Clapton diyesim gelmez o albüme. Yine de onlar da şarkıdır diyerek bağrıma basarım onları da. Ve ikiye ayırırım Clapton şarkılarını: Layla ve Diğerleri

Layla, teee 1970lerde ün yapmış Clapton'ın Derek and Dominos'la beraber çıkarttığı "Layla and Other Assorted Love Songs" adlı albümün hitidir. Her ne kadar adından da anlaşılacağı gibi meşhur Leyla ile Mecnun'dan esinlenerek yazıldığı söylense de o dönemde yaşanan başka olaylar şarkının farklı yorumlanmasına yol açmıştır. Nitekim şarkı her ne kadar 'hopeless romantic' diyebileceğimiz, aşkından çıldıran bir erkeğin ağzından yazılsa da diğer bir tarafta George Harrison ile yaşadığı olaylar öyle dememektedir.

Clapton ile Harrison gerçekten yakın arkadaşlardır. Tabi yakın arkadaşlık çerçevesinde Harrison, Clapton'ı eşi Pettie Boyd (İngiliz bir manken) ile tanıştırır. John Lennon ve Mick Jagger'ın bile Pattie Boyd'u görünce ağızlarının sulandıklarını itiraf ettikleri düşünülürse çapkın oğlanımız Eric Clapton'ın etkilenmemesi mümkün müdür?

Ki Clapton demiştir ki: "...something else quite unexpected was happening: I was falling in love with Pattie."

Sonuçta Eric, Pattie'nin kalbini çalar ve Harrison-Boyd çifti boşanır. 17 yaşındaki kardeşi ile Boyd, Clapton'ın yanına yerleşir. Clapton iğrenç bir şekilde kardeşini ablasına ulaşmak için basamak gibi kullanır; ta ki küçük kardeş Paula Layla'nın hikayesini duyana kadar.

Sonra Clapton ile Boyd evlenir. George Harrison herhangi bir şekilde darılmamıştır Clapton'a hatta düğüne bile gider.

Ve işin ilginci bu mükemmel aşk şarkısı bu arada bestelenmiştir...

NOT: 8 dakikalık herkesin bildiği Layla, Derek and Dominos - Layla olarak geçer. Eric Clapton - Layla dediğimizdeyse 1992 yılında MTV Unplugged programında çaldığı ağır olarak akustik ve blues tonlarla donatılmış versiyonu aklımıza gelmelidir. Nitekim orijinalinden zibilyon kat daha güzeldir.

NOT: "While My Guitar Gently Weeps"teki soloyu Eric Clapton'ın attığını biliyor muydunuz?

NOT: İşin sonunda Clapton kendi etmiş, kendi bulmuş, gül gibi sararıp solmuştur. Alkoliklik ve uyuşturucu bağımlılığı, Boyd'un onu terk etmesine sebeptir.

ÖNERİ: Kesinlikle MTV Unplugged konserini baştan sona izleyin veya dinleyin. Hatta genel olarak konseptin tüm sanatçılarını dinleyebilirsiniz.

Hiç yorum yok: