28 Mayıs 2010 Cuma

Kilitleyen yaşlı amcalar!

Her insanın hayatına illa ki sizi kilitleyen yaşlı bir amca girmiştir. Nerde ne zaman çıkacağı belli olmaz bu amcaların; otobüste, bir yerde otururken, yemek yerken, bankada sıra beklerken, her an her yerden saldırabilirler. Bazen dinler dinler hakikaten güzel şeyler öğrenirsiniz bazense "he he de geç taktiği" uygularsınız. Ne yazık ki ikisinde de yırtamazsınız. 15-20 dakikadan başlayan belirli bir süre zarfında o amca seni içine çekmiştir artık.

İşte dünde Levent'in ortasında kitledi bir tanesi. Levent Çarşı'da bir bankta telefon beklerken, biraz da kendimle başbaşa kalmaya çalışırken biri damlayıverdi yanıma. "Buralar ıslak buralar niye oturuyorsun?" dedi. O sırada müzik dinliyordum, irkilerek çıkarıp kulaklığı burası kuru tadında bir şeyler demeye çalıştım. O sırada az uzağımızdaki ağacın altındaki boyacıyla ilgili konuşmaya başladı (o sırada boyacı belediyenin çimleri suladığı hortumu almış yerleri ıslatıyordu temizlemek bâbında). Boyacının çocukluğunu bildiğini anlattığını güç bela anlayabildim. Bir yerde ipler koptu adam okkalı küfürler savurmaya başladı boyacıya(tabi bana söylüyor). "Çorba içmeye parası yoktu da ben verdim şimdi yüzüme bile bakmaz, şerefsiz!" diye bitirdikten sonra az yanıma oturup gazetesini okumaya başladı. Galiba kurtuldum derken, kalktığı anda tekrar benle konuşmaya başladı.

O konuşmada Akatlar'da oturduğunu söyledi, 1 saatte yürüyerek gelmiş sadece gazete almak için. Bunu der gider diyodum ya; gitmedi "Buralar böyle miydi?" diye başladı. Aha eğlenceli bi hikaye geliyor derken "Sen benim kaç sene askerlik yaptığımı biliyon mu?" dedi. 3 yıl diyip tutturdum. "100 metreden vururdum hedefi" gibi birkaç şey söyledikten sonra "Siyasetçiler yalancı, inanmayacaksın!" diye öğüde başladı. İddia ettiğine göre İnönü para istemiş gelip 'amıcam (Nevşehir taraflarında eğer öz amcan değilse amıcam deniyor)', bu da ben ne vercem sen bana ver (tabi okkalı küfürler var gene arada), demiş. "2 gün sonra da Menderes öldü." dedi. "Şimdikilerde taksit taksit...(biiip, bilimum küfürler)" dedi.

"Yalan mıyım ha? Sen söyle"

Bir kere kilitlendim ya, baş sallayıp "Doğru söze ne denir?" demekle geçiştirdim. "Şimdi sen bana ne garip adam bu ya, diyorsundur." tribi attı bi ara. "Yok estağfurullah!" dedim.

En son "Siz cahilsiniz, dikkat edin, bunlar sizi kolay kandırırlar. Hadi hayırlı günler!" dedi ve yürümeye başladı.

Ve ben kilitlendim. Kendimle başbaşa kalamadığıma yanıp yürümeye başladım. En iyisi yollarda yakalamak o anı.

Yine de hep mi ben kilitlenirim arkadaşım yaaa!

NOT: Haliyle bu "he he de geç" taktiği oluyor. Ha bir de kilitleyen amcalar hayatta konuşturmazlar seni. Arada bi laf söylersin yorum hemen arkasından gelir. Dediğin çürümek zorundadır; çünkü o kilitleyen amca...

1 yorum:

sophie dedi ki...

bir de kilitleyen teyzeler var böyle, onlar da evlatlarının nasıl hayırsız olduğundan, gelinlerinden, damatlarından, çocuklarının boşanmasından bahsederler...