20 Mayıs 2010 Perşembe

Ev tahlili

Şu iki gündür kendimi 'hayatla bütünleşik' hissediyorum. Yani kafesinden kurtulup habitatına kavuşmuş bir canlı gibiyim. Abartmaya lüzum yok; kısacası evde olunca dışarısı, Tuzla derken "Vay be!" moduna girdim. O yüzden şöyle gördüklerimi ve yaşadıklarımı sıralayacağım:

1-Annemin kocakarı ilaçları, serumun fendini yendi! Kardeşimin hastalığı annemin hazırladığı bilimum doğayla ilintili iksirlerle düzeldi.

2- Bu arada kardeşim Clapton konserine biletini almış sonunda. Söylediği bir şeyse beni şaşkınlıklara gark eyledi (yuh, ne diyorum bugün ben ya!): "Siz kaç kişisiniz? Çoksanız bizle takılmayın!" Ciddi miydi, içmiş miydi ben de bilmiyorum!?

3- Boyun tutulması hoş bir şey değil.

4- Erdil Yaşaroğlu, Darth Vaderlı, Yodalı bir karikatür çizmiş. Yoda Darth Vader'ın üstündeki aleti megafon gibi kullanıyor falan. Başarısız!

5- Annemle frigo yapmaya çalıştık. Fail; ama muhallebi yerine iyi gitti! Rom aroması kullanınca daha da bir güzel oldu!

6- Bir alışveriş merkezi hediye sinema bileti vermiş. Güzel bir film için saklıyorum (Aslında Robin Hood var, gidilebilirdi bu ara).

7- Köpeğim beni takmıyor!?

"Sokağa mı çıkıyorsun
Emanet ol Tanrıya,
Sokak demek
Eksilmek yarı yarıya."

8- Hava güzelleşti, sahil sezonu açıldı; ama millet Ada ve bilimum başka yerlerin sezonunu açtığı için çok kişiyle takılamadık. Kısacası herkes gider Mersin'e, Gerald gider tersine...

9- Düzeltme: Hava güzelleşti, apaçi sezonu açıldı. Bir de belediye gençlik festivali diye bi şeyler organize etmiş, apaçi rock band kavramı ve kültüründe de ilerleme var Tuzla'da(!)

10- Bilardo oynarken bi yerlerimle faul yaptım (bi yeriyle dağları deviren adam modülü!?).

11- Açık havada böcük olur mu demeyin! Bisikletle dolaşırken akşamın 6'sında affetmiyorlar. Sonra pedal çevirirken komik görüntülere mahal verebiliyorsunuz.

12- Ya apaçi kız modası da varmış! Şahidim, daha bugün gördüm!

13- Yine en güzel limonlu dondurmayı buldum burda; bıraktığım gibi yani! Bizim Wafflecı abi de işi iyice büyütmüş, daha güzel bi yere geçmiş.

14- Bayramoğlu tarafında kocaman ağaçların tıraşlandığı bir yer hep mi vardı yoksa ben mi yeni fark ettim?

"Bir sokağa çıkmayın, bozulur bunca büyü
Yavan gelir ev size,
Hayatınız kuytu ve küflü,
Sokaklarsa aydınlık, taze"

Hakikaten de şairin dediği gibi: Evden çıkarsın, sokağın büyüsüne kapılırsın, ev birden dar gelmeye başlar sonra...

"Rüzgârlarla eve dönmek saçma,
Ev dar çünkü."


E dışarıda iyiydik!

NOT: Yukarıdaki şiir Behçet Necatigil'in "Sokaktan Gelmek" e aittir.

NOT: Az önce sandalyemi kırdım! Yarın tamir etcem (umarım!).

Hiç yorum yok: