Dün je-fais-du-vélo, "Ah şu Layla'nın akustik versiyonu olmasaydı, n'olurdu?" dedi.Cidden n'olurdu?
Ya Yapı Kredi reklamlarında dinlediğimiz bir şarkı olarak kalırdı ya da sözlerinin arada kaynayıp sadece 'Mr. Slowhand'in attığı soloların kulakları fethettiği bir şarkı olarak bilirdik.
Şimdiyse her "Layla" diyişinde içimde bir şeyler ürperir de onunla beraber hissederim hafif sızıyı. Her gitarı elime aldığımda bunu çalasım gelir. Ve dilime dolandı mı ellerim cebime gider, koridorlarda ıslıkla çalar ya da mırıldanırım:
Layla, you've got me on my knees
Layla, I'm begging darling please
Layla, darling won't you ease my worried mind!
NOT: Layla ciddi anlamda 'heavily re-worked' bir şarkı olduğun için kendinden büyük bir eminlikle "See if you can spot this one!" diyor Eric Clapton Unplugged programında. Intro verse'e girdiğinde böyle bir iki 'vuhucu seyirci' ne olduğunu anlamadan seviniyorlar; ama bir şarkı tekrar yorumlandığında ancak sözleri girdiğinde tanınıyorsa sanatçı o şarkıya apayrı bir tat katabilmiş demektir.
NOT: Lütfen ama lütfen bu şarkının arkasına Ümit Besen usulü şiir yazma yarışına girmeyelim!
ÖNERİ: Mark Knopfler ile birlikte yaptıkları bir duo versiyonu da var Layla'nın. Mutlaka izleyin!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder