kütüphanede bir dostumla,
aptal ve sapık testler çözüp sıra hangi ünlünün reenkarne olmuş hâlisin testine gelince 'John Lennon' cevabını alarak,
hangi imparatorsun testini çözüp 'Fatih Terim' cevabını aldığımızda dumur olarak,
hayatımın yalan olduğunu tartışarak,
Eti Gofreti reklamlarına bir hayran daha kazandırarak,
İngilizce konuşamayan Japonlarla dalga geçerek,
'Happy Tree Friends' izlemeye çalışıp bakamayıp çığlık atarak öldürdük. Pişman değilim ama ben Türk Edebiyatında olmayan bilim-kurguyu araştıracaktım ya... (Tam da kitaplarımı bulmuştum)
NOT: Bir Japonla İngilizce konuşmak ne kadar zor biliyor musunuz? İki sene yaşadım ben o zorluğu işte... Her kelimeden son "A no"* denmez ki!
*A no: Japonca 'yani' demek.
NOT: Böyle yabancı bir ırk ile Türkçe dalga geçince hep aklıma Amerika'da yaşadığımız; "Ulan, bu zencilerden biri şimdi Türkçe bilir de dümdüz dalarsa bize n'olur?" dediğimiz an Türkçe bilen, zenci otel shuttle şoförü ile karşılaşmamız geliyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder