2 Ağustos 2010 Pazartesi

Bölüm 7: Ve ben yine oradan geçtim

ÖZÜR: Kuzenin düğün telaşı ve benim gıda zehirlenmesi geçirip ömr-ü hayatımda ilk kez serum yemem yazıları biraz bekletti. Normalde üçer üçer koyuyorum yazıları ama bunu tek koyucağım artık. İyi okumalar sayın seyirciler...

GÜZERGAH 3: Sinop Merkez-Gerze-Yakakent-Alaçam-Bafra-Ondokuzmayıs-Samsun Merkez-Tekkeköy-Çarşamba-Terme-Ünye-Fatsa-Bolaman-Ordu Merkez-Gülyalı-Piraziz-Bulancak-Giresun Merkez-Keşap-Espiye-Tirebolu

Okul boyunca yaptığım iki büyük işin ikincisinde de sona doğru yola çıkmış oldum Sinop'tan ayrılınca. İstikamet Tirebolu'ydu. Hani şu her şeyin başladığı ve her şeyin biteceği dikensiz gül bahçesi...

Dünya Kupası Finalini izleyip biraz Sinop-Bafra arasındaki dolambaçlı yolları izledikten sonra gözümü kapattım. İlk açtığımda bir de baktım ki Samsun Otogarına gelmişiz. Oradan sonra uyumayayım diyordum ki Çarşamba'ya gelmeden kapandı gözlerim. Sonraki uyanışım Fatsa'da oldu. Es kaza otobüs şoförümüz eski yoldan Perşembe'ye çıkar diye umutlandım ama nerde? Yeni tünelden hızlıca geçip gittik. Kendimizi Gülyalı-Ordu istikametine doğru atarken Karadeniz'e baktım bi! Geceleri adından daha kara, göründüğünden daha hırçın oluyormuş meğer.

Sonra gene dalmış gözlerim. En son mola yerinde uyandım. Uyandığımda zaten sabah ezanı okunuyordu. Oradan sonra alaca bir karanlık içinde etrafımı izledim. Piraziz, Giresun... Ve derken Espiye'de gözüm hep o köprüyü aradı.

Hani Gelevera Deresi'nin döküldüğü köprüyü...

Ve üç senenin ardından ben yine oradan geçtim.

Siz daha gerçek Karadeniz turu başladı mı zannediyordunuz?

Hiç yorum yok: