15 Ağustos 2010 Pazar

Bölüm 13: Ve gene bozkırlara doğru

GÜZERGÂH: Fatsa - Ünye - Terme - Çarşamba - Tekkeköy - Samsun Merkez - Kavak - Havza - Merzifon - Çorum - Alaca - Yozgat - Boğazlıyan - Kayseri Merkez - İncesu - Avanos - Nevşehir Merkez

Hani tilki döner dolaşır da gene aynı yere gelir ya; işte o misal bitiyor benim gezilerim. Hep son durağımda bozkırlar var. Geceleyin yavaş yavaş Fatsa'dan çıkan otobüste nasıl uyuduğumu bilemedim. Bir ara Merzifon'daki dinlenme tesislerinde uyanmışım. Sonraki uyanışımdaysa yeşil yerini alabildiğine sarı bozkırlara bırakmıştı. Otobüs Boğazlıyan'dan Kayseri'ye doğru ilerliyordu. Derken bir baktım ki Nevşehir'e varmışım.

Ve bu yazın da tılsımı bitti! Yeni tılsım için biraz beklemek gerekti (derken bunu yazarken onun da geldiğini fark ediyorum).

Sıcaktı güzel atların diyarı yine. Güneş batarken şeftali gibi kırmızı, doğarken de patates gibi sarı...

Babaannemin mezarını ziyaret ederken onun çalar saati geldi aklıma. Her zaman onun yanında uyuduğumda sabah namazında çalardı ve beraber kalkardık. Bu sefer gitme vakti geldiği için çalar gibiydi.

Kuzenin düğünü, zehirlenmem, apandisit olduğum zannedilmesi, bağ günleri derken bitiverdi vakit. Oraya da veda edip önce Denizli'ye oradan da İstanbul'a döndüm.

Dedim ya tilki döner dolaşır da aynı yere gelir diye...

Hiç yorum yok: