24 Temmuz 2010 Cumartesi

I'm back...

Yüce insanlık,

29 Haziran'dan beri sırtımda taşıdığım evimi yere bırakabilme şerefine erişebilmiş bulunmaktayım. Çantamı Bostock mâlikhanesine törenle bıraktım.

Geçtiğimiz (yaklaşık) bir ay boyunca evimde değildim. Sırtımda koskoca "tospaa" çantamla, şu bir aya bir sürü şehir ve bir sürü hikâye sığdırdım. Her biri kendi içinde güzel kendi içinde özel ve bir o kadar da hoştu.

Bir ay ben İstanbul'dan uzaktım, İstanbul benden uzaktı.

Hâlâ da uzak... İstanbul'a dönmedim; ama ikinci evim memleketim Güzel Atların Diyarı'ndayım şimdi de. Gitmeden önceki şu son üç haftamın ikisi burada geçecek. Son bir haftada İstanbul'da ne kaldıysa onu toparlayacağımı umuyorum. Şimdi buranın tadını çıkarmak gerek...

Son bir aya gelince: Hepsini yazacağım sayın seyirciler! Getirdiğim hikâyeleri, yaşadıklarımı, yolları yazacağım biraz. O yüzden arka plânımı da değiştiriyorum. Bayağı bir yazı olacak gibi parça parça en baştan en sona hepsini yazacağım...

Nitekim, ey insanlık, geri döndüm!

Hiç yorum yok: