2 Haziran 2010 Çarşamba

The Ultimate Report

ÖSS'ye çalışan, konsere gelemediği için çok üzülen bir dostuma ithafen...

Konser öncesi bu konularda çokça tecrübesi olan dostlarımdan duyduklarım beni dehşete düşürmüştü. Birisi direk "Keşke o kadar para vermeseydin, o adamın sesi çıkmıyor ki...(İngiltere'deki konserlerinden birine giden birisi)" dedi. O yüzden kendimi en kötüye hazırlayarak gitmiştim. Sonuçta o Bob Dylan'dı.

Açıkhava'nın da o kadar dolacağını tahmin etmeiyordum ilk konser açıklandığında; ama son 150 TLlik biletlerden ikisini almamız cuk diye kapak oldu bana. O biletlerle ikinci sıradan izlediğimiz konusunaysa değinmeyeceğim... xD

Tabi ki yılların yorgunluğu, sigarası, alkolü, her şeyi bozmuştu bu sesi. İstanbul konserinden iki gün önceyse Atina'da konsere çıkmış (orada Desolation Row'u da söylemiş ya!). Yine de sahnede "cool" imajıyla ayakta duran bir Bob Dylan vardı.

Seyircinin "Set-list de neymiş be ortaya bi Ice ve Mr. Tambourin (pardon tamburin) Man attır Bob Baba!" vari bağırışlarına aldırmayan, hatta aldırmamakla kalmayıp bir kelime bile etmeyen Bob Dylan vardı sahnede.

Sahnede "Ballad of A Thin Man'e eşlik edebilene bir kaç dolar verecem lan" der gibi söyleyen, 'Like A Rolling Stone'da mızıkasını eline almayan ve 'All Along The Watchtower'da Jimi Hendrix gibi sololar atan Bob Dylan ve ekibi vardı.

En iyi söylediği-çaldığı şarkı(lar): Just Like A Woman, Highway 61 Revisited
En kötü söylediği-çaldığı şarkı(lar): Like A Rolling Stone
Kıyafetler: Çok Don Carleone ve Ferhan Şensoy arası bi stildeydi, hani gece için çok ağır ve cool durmuyor muydu dedim bir ara.
Tüm set-list (diğer konserlerindekiler de dahil): http://www.boblinks.com/053110s.html

Ama sonuçta İstanbul'dan Bob Dylan geçti, ölmeden önce izlenmesi gerekenler listesinden biri daha silindi, biletim hatıra dosyamın içerisine konuldu ve biz her ne kadar eşlik etmeyi beceremesek de Ballad of A Thin Man'i mırıldandık.

NOT: Bob Amcaya Koray Abi'nin selamı var! Sam Amca'ysa bizim millileri yenmiş...

NOT: Annem yerel ağzını konuşturdu. Bir dizi izlerken tam ortadan girip n'olmuş ona 'döğmüş mü'? dedi. Babam 'ölmüş mü?' anladı ve sen hiç bağıran ölü duydun mu dedi. İlahi baba ilahi anne...

NOT: İrmiğin arasına antep fıstıklı dondurma... Oh, yes!

NOT: Buradan Modern Fizik öğretmenimize selamlar olsun... He is NOT dead!!!

NOT: Önümüzdeki koskoca sıranın el çırpmaması bi yana, alkışlamadılar da... VIP'te de bir velet vardı kimi neyi dinlediğini bilmeden etrafına bakınan...

ÖNERİ: Bob Dylan'ın "Bu en mükemmeliydi; asla Highway 61 Revisited gibi bir albüm yapamyacağımı biliyorum" itirafında bulunduğunu biliyor musunuz? Ballad of A Thin Man, Desolation Row, Just Like Tom Thumb Blues gibi şarkılar bu inanılmaz albümden çıkmıştır. DİNLEYİN, DİNLETİN, YAYINLAYIN bi şey yapın işte, sayın seyirciler!

1 yorum:

Julia dedi ki...

ben hala o "dinleme listesinden" adını silemedim Bob Dylan'ın. ama olsun, o da olacak, bir sonraki turnesinde dünyanın herhangi bir yerinde :)

evet, dün sordun ya! Julia benim sevgili Gerald Bostock! :)

hmm.. bi de, adam fazla cool diil mi ama kabul et şimdi? :):)

thanks for the ultimate report..