22 Ağustos 2011 Pazartesi

Yaşlı Kurtların Buluşması

Bu gece babamın üniversite yıllarını bir kez daha yaşadım. Zamanında Urla'daki 25. yıl mezuniyet buluşmalarında tanıştığımız babamın üniversite arkadaşlarından birkaçı uğradı bize.

Babam o çalkantılı 80 dönemini Ankara'da yaşadı. Tahminimce bu nedenledir ki bizi okuma konusunda biraz daha itekleyip yarı apolitik ama teknokratik bireyler olarak yetiştirdi. Ama tabi o dönem konjüktüründe üniversitelerde monopolitik görüşler hakimdir.

Nitekim bu gece şu an başta olan yönetimin bu konuda ne kadar baskıcı ve bertaraf edici olduğunu bir kez daha anladım sanırsam. Bir insanın babasının meslekte yıldırılma listesinde siyasi görüşleri sebebiyle ilk sırada olması ilginç bir durum.

Tabi masadakiler teknik eğitimci olunca ve o dönem hepsi sanat okulu (meslek liselerinin eski adı) mezunu olunca teknik eğitimin nasıl da bozulduğu da tartışıldı. Mesela eskiden teknik resimde kimse 5 alamazmış çünkü 5 hocanın hakkıymış. Hatta onun tekniği ve işinin 5 olup olmadığı bile tartışılırmış rahatça. Şimdiki öğrencilerin notlarına bakıyorsunuz, hepsi 5 ama hepsi işçiliği kötü atölye çalışmaları, diyor babam.

O yüzdendir babam hiç bir zaman benim alet tutuşumu beğenmedi. İşçiliğimi de...

Ama bu gece şunları anladım:

1- Mesleki eğitim sistemi erimiş gitmiş. Meslek liselerine teknik öğretmenler dışındaki kültür derslerine giren öğretmenlerin de müdürlük yapabilmesi, rasgele rotasyonların yapılması, yap-boz usulü yepyeni bölümler ve modüller açılması bu erimelerden sadece birkaçı.

2- O dönemde birbirleriyle kavga edenler şimdi birbirlerini arıyor. O dönem anlaşamadığımız insanlarla şimdi çok daha iyi anlaşıyoruz diyebiliyor insanlar.

3- Her ne kadar baskı uygulasalar da onlar çok olsa da, üstüne geleseler de inandığın değerlerden vazgeçmeyip onların karşısında dimdik durabilmek gerekiyor.

Bu yaşlı kurtlarında 30 yıldır yaptığı bu işte. Şimdi işleri çok daha zor ama hala rüzgara karşı kürek çekebiliyorlar. Bu da onları güçlü kılıyor işte...

Hiç yorum yok: