...ben de yürüdüm işte.
Bir arabam olsa da ayağım yerden kesilse, diyenlerin çok olduğu bu zamanlarda yürümeyi seviyorum diyince bana uzaylı gibi baktıklarını hissediyorum. Halbuki yürümek o kadar güzel ki...
Birkaç sebebi var bunun: Birincisi çok okuyan değil çok gezen bilir mantığını benimsemiş olmamdır. Mesela bir şehre gittiğinizde kesinlikle otobüsle verdikleri turlara katılmayınız. Sadece şöyle bir içinden geçmiş olursunuz o şehrin. Yürüdükçe öğrenilir bir şehir, o şehrin bir parçası olursunuz git gide; çünkü yürürken etrafınızdaki detaylara takılırsınız. Aynı mahalledeki her yürüyüşünüz de yeni bir şey öğrenirsiniz o bölge ile ilgili. Ben Trabzon'u, Trabzonlu bir arkadaşımdan daha iyi bu şekilde öğrendim.
Başka bir sebepse dostlarla muhabbet için iyi bir fırsattır yürümek. Bir keresinde kadim dostumla muhabbet ederiz diye okuldan Ortaköy'e yürüdük. Yetmedi Ortaköy'den Beşiktaş'a, derken Kabataş'a, Karaköy'e oradan Galata'ya, Taksim'e ve Osmanbey'e yürüyüverdik.
Ve en klasiğinden sporsuz kaldığınız zamanlarda spor oluveriyor size...
Kimisi çapulculuk dese de yürümek bir gezi felsefesi benim için. Gene olsun gene yürürüm...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder