10 Ekim 2010 Pazar
Ultimate Concert Report
Bugün (TSİ ertesi gün sabaha karşı 6'ya denk geliyor) Robert Cray konserine gittim. Vancouver'daki ilk konserim oldu; o yüzden araya genel ve seyirci izlenimlerimi de serpiştireceğim.
Robert Cray, 50 neslinin blues gitaristlerinden. 50li olunca da n'oluyoki derseniz bir şey olduğundan değil ama aslında gitaristlerin doğum yılları bazı karakteristikleri yansıtıyor (benim düşüncemle). Şöyle ki:
1- 1940 öncesi doğumlu blues gitaristleri ve vokalleri (Örneğin B. B. King) teknik olarak blues'a daha yakın duruyorlar. Rock riffleri araları dolduran, şarkıyı süsleyen bir element genel olarak. Vokallare de haliyle yansıyor bu fark.
2- 40lara gelindiğinde Eric Clapton, Bob Dylan, George Benson gibi aslında önceden rock müzik tabanlı işi girip sonradan blues ağırlıklı çalmaya başlayanlar doğuyor. Fark edilmesi gereken önemli bir nokta bu sanatçıların en ünlü ve en güzel parçaları diye nitelendirilen şarkıların hep bu 70li yıllarda yazdıkları tamamıyla 'rock' diyebileceğimiz şarkıları (Derek and Dominos - Layla, Bob Dylan - Like A Rolling Stone, George Benson - Give Me The Night) (Yine de aralarında George Benson en 'rock' şarkılarında bile blues kanadına en yakın olanı).
3- 50lere gelince blues ile rock müziği başarıyla ve tam anlamıyla birleştiren; ikisini birbiri içinde eritebilen gitaristlerin doğum tarihleri (Stevie Ray Vaughan'ın Texas Blues alt genresini oluşturması gibi). Bu gitaristlerin blues yanları 40lı gitaristlere göre çok daha kuvvetli. Baştan beri ikisinin ortasında çaldıkları için en dengeli blues-rock tarzını bu insanlar yapıyor bence.
Robert Cray de bu zor füzyonu başarıyla yansıtabilmiş gitarist ve vokallerden işte.
Ve bugün genç kaldığını bir kez daha kanıtladı.
Konser River Rock Casino Hotel'deydi. Hotelin salonu aslında ufak ama easy-listening tarzı konserler için çok uygun bir salondu. 2006-2007 senesi altın senesi olmuş aslında hotelin. Komedi, talk-show, konser vb. aktivitelerde dev isimleri konuk etmiş: Jethro Tull, Queen ve Rolling Stones official tribute grupları, Bill Cosby, Smokey Robinson, Blues Brothers bunlardan sadece birkaçı!
Konser salonunda seyirci yas ortalamasi biraz yuksek oldugu icin yalniz hissettim kendimi; ki en genç seyirci gerçekten ben olabilirdim ordaki!
Konserin kendisine gelince: Robert Cray seyirciyle iletişimi gerçekten iyi olan birisi. Her ne kadar yaşı ilerlemiş olsa da artık, diğer efsane vokallere nazaren sesini koruyabilmiş. Smoking Gun'ı sanki 20 sene önce kayıda alıyormuş gibi söyledi. Başlangıç olarak enstrümantal bir parça seçmişti (Low Funky Blues sanırsam); ancak bu şarkı da dahil olmak üzere enstrümanın ağırlıkta olduğu parçalarda Stevie Ray Vaughan havası vardı. Kendisi her ne kadar Texas Blues yapmasa da , bu gece bu tarzı şarkılarına yansıttı (hatta bir parçanın solosu Texas Flood'a çok benziyordu).
Konserin ilk yarısının sonlarına doğru tempoyu kuvvetlendirip insanları ön tarafta dans ettirmeyi başaran Robert Crayi nedense ikinci yarı da tempoyu birden düşürdü. Özellikle bis için her ne kadar ünlü parçaları da olsa temposu yavaş parçalar seçmişti.
Gecenin hayal kırıklığıysa Nothing But A Woman ve Right Next Door'u çalmaması oldu. Bağırmak geldi içimden ama sanırsam brass takımının yokluğundan dolayı set listinde bu şarkılar yoktu.
Genel olarak güzel bir konserdi ama tabi. Keşke B. B. King de şöyle bir konuk sanatçı olarak aradan görünseydi de Playin' With My Friends de çalsalardı diye içimden geçmedi değil konser boyunca; ama bu kadarına da kanaat getirmek gerek di mi?
En iyi söyledikleri: Bad Influence, Smoking Gun
En kötü söyledikleri: Low Funk Blues
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder