Bazen fotograflarda olan değil de deklanşöre basan olmak güzeldir.
Bazen özlenen değil de özleyen olmak güzeldir.
Bazen konuşan değil de dinleyen olmak gerekir; bazense evet yerine hayır diyebilmeyi bilmek...
Bazen zeytinyağı gibi üste çıkacağına kabullenip altta kalmak güzeldir.
Bazen öyle kös kös oturacağına sırtına çantanı alıp kendini yollara vurmak güzeldir; bazense çok dalgalandığını bilip durulmak...
Bazen yazan değil de okuyan olmak eğlencelidir; ya da oynamak yerine izlemek...
Bazen kendi değerlerin için koltuk sevdandan vazgeçmek gerekir.
Bazen 'Shine On You Crazy Diamond' yerine 'Wish You Were Here' dinlemek güzeldir; bazense yavaş, akustik şarkıları bir kenara bırakıp kafa sallamak gerekir.
Bazen şöyle gerçek dünyadan ayrılıp hayallerin içinde yaşamak güzeldir.
Bazen yalnızlıktan sıyrılmak gerekir; bazense kendini yalnızlığın kucağına bırakmak...
Bazen de 100. blog yazısını yazmak...
Her ne kadar okunup okunmadığımı bilmesem de hep beraber nice 100. yazılara...
Really don't mind if you sit this one out!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder