11 Eylül 2011 Pazar

O değil de her geçen gün daha da bir mühendis oluyorum...

İyi bir şey mi kötü bir şey mi çözemedim bunu. Her geçen gün daha da bir mühendis oluyorum ve bu benı garip hissettiriyor nedense. Bir çok sebebi var aslında:

- Lisede sayısal öğrencisi olmak ve DI ile uğraşmaktan başka pek bir sayısal etkinlikle ön plana çıkmadım. Şimdiyse üniversitede lisede yaptığım onca şeyi bir kenara bırakıp tamamen bilimsel bir adam olmak ya da mühendislik liderliği gibi olgulara yönelmem çok garip hissettiriyor.

- Lisede karşıma çıkmayan bazı fırsatlar burada karşıma çıkıyor (havacılık kulübü gibi).

- Ve artık hayat yaklaştıkça sanırsam yapmak istediğin işe daha çok odaklanmak gerekiyor. Ayrıca derslerin ağırlaşması akademik olarak daha fazla ağırlık vermem gerektiği fikrini ortaya çıkardı.

Bütün bunlar olurken biraz da kendimi asosyalleşmiş hissediyorum. Odama kapandım biraz sanırsam. Fotografı da aksattım (kamerama yeni bir çanta almak dışında).

Ayrıca networking yaparken fark ettim ki havacılıkla ilgili olan fırsatlar o kadar da ahım şahım değil burda. Hatta insanlar ¨There is not much money here, go away!¨ havasında.

Yine de ben her geçen gün daha da bir mühendis oluyorum. Tulumumu giyip torna tezgahında çalışmaktan, lehim yapıp kendi kurduğumuz devreyle oyuncak araba yapmaktan, teknik resim ve SolidWorks ile uğraşmaktan çok zevk alıyorum.

Ama bu beynimin sol lobunu öldürüyor mu, diye de içim içimi yemiyor değil. Duygusal olarak gerilemekten, iyice makineleşmekten korkuyorum.

O yüzden düşünüyorum aslında ev tarzı bir yere çıktığım iyi oldu. Yemek yapmaktan zevk aldığımı fark ettim ve bu bana yeni bir aktivite oldu. Yatak odanın dışında bir salonununuzun olması çok güzel bir duygu aslında. Yine de ¨her gün bir mühendisten daha bir mühendis¨ oluyorum ben. Birisi beni durdursun!

¨It has become appallingly obvious that our technology had exceeded our humanity.¨ - Albert Einstein

Şaka değil ha!..

Hiç yorum yok: