Dün yine yapayalnız
Dolaştım yollarda
Ağzımda bir türkü dolanıp duruyordu. Hangisi olduğunu hatırlamıyorum; ama senin yaktığın türkülerden biriydi. Hava açtığında mutlu bir melodi gelirdi kulağa önce senin piyanondan dökülen. Eğer kötü bir günse ağıtlar yakardı doğaya, sevgiliye ya da insanlığa. Öğütler verirdi biz çocuklara.
Yağmurlarda ıslanan
Bomboş sokaklarda
Küçükken 7'den 77'yeyi izleyip ne de imrenirdim oradaki çocuklara. Şarkı söylerlerdi, oynarlardı, senden, birinci elden, öğütler dinlerlerdi. O zamanlar şarkı söylediğini bilmiyordum tabi senin; hatta ismini bile doğru düzgün bilmiyordum ki... Sadece dünyayı gezip farklı ülkelerden insanlarla konuşup onları bize anlattığını düşünmüştüm.
İşte öyle geliverdik 30 Ocak 1999 sabahına... Lüleburgaz'ın karlı bir gününde babam beni müzik setinin başında çok görünce yeni müzikler getirmişti bana. Sömestr tatilinin başında. O sabah ilk kez dinledim müziklerini. Psychedelic melodilerin ardından boğuk sesinle ¨Gün çoktan döndü buralarda...¨ diye başlıyordu ilk dinlediğim türkün. Derken her zaman dinlediğimiz ama bir türlü seni göremediğimiz şarkıların (Müsaadenizle Çocuklar, Bugün Bayram) senin olduğunu öğrendim.
Gözlerimde yaş, kalbimde sızı
Unutmadım seni
Derken ertesi sabah koltuktan koltuğa atlarken açık olan haber bülteninde ¨Şok şok şok!¨ manşetlerinin arasında senin ismini gördüm. Kalp krizi geçirdi diyordu. Avazım çıktığı kadar bağırarak annemi çağırdım ve o zamana kadar duymamış olduğum kalp krizi geçirmek deyiminin ne demek olduğunu sordum. Annem önce bir ¨Hiii¨yapıp iç çekti. Önce bir söylemekten kaçındı; ama başka bir kanalı açınca yazan ¨...öldü.¨ manşetiyle olanı biteni anladım. Yani bir daha türkülerini söyleyemeyecektin.
Şubat ayının sonuna doğru, soğuk bir günündeyse babam daha çıktığı gün senin çıkışını göremediğin Mançoloji'yi getirmişti. Kasetler ve CDler bir aradaydı. Kasetleri büyük bir iştahla açıp zamanının şaheseri olan Philips müzik setine yerleştirdim. Sabah akşam dinler oldum türklerini. Derken yaz geldi. Yazın babam beni ofisine yanına çağırdığında bir CD tutuşturdu elime hadi evde aç bakalım bunu, diye. Açtığımda 100'den fazla şarkını karşımda buldum.
Ve biz senin öğütlerinle, türkülerinle büyüdük.
¨Biz büyüdük ve kirlendi dünya...¨Şimdi nereye gidiyor bu dünya bilemiyorum Barış Abi...
Unutamadım, unutumadım
Ne olur anla beni...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder