25 Nisan 2013 Perşembe

Homeward Bound

Ey Sayın Seyirci! Ben yazıyorum siz okuyun gene...

Vancouver'a ilk gelişimde bize "What is home?" temalı çalışmalar yaparlardı. Hiçbir yararı olmamış anlaşılan. Bana şu an sonrsanız ki "Senin evin, yerin, yurdun nere?" hayatta cevap veremem. Bugün herkesle vedalaşırken "Bu yaz ne yapıyorsun?" sorusuna cevap verdiğim gibi. "Eve gidiyorum..."

İster inanın ister inanmayın ama artık evim İstanbul değil. Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre de 18'i geçtiğime göre reşitsem artık ailemin tek kişisiyim şu an. Herkesin beklediği an bu değil mi? Ben söyleyim ama; çok ilginç bir yaşam. Farklı, özgür ama sorumluluklu... Bunları çoktan atlattık problemim o değil.

Aslında ben ailemi ziyarete ve biraz da araştırma (teknik/bilimsel) yapmaya geliyorum İstanbul'a. Araştırma kısmı belli değil ama biraz kişisel geliştirme, biraz dinlenme var işin içinde. Ama asıl evim Vancouver oldu şu an. Bu kötü değil; ama şimdi fark ediyorum ki bugün "Bu yaz eve gidiyorum dememeliydim." Ailemi ziyarete gidiyorum ben. Sizleri görmeye geliyorum.

İstanbul'da bir turist gibi yaşamaya geliyorum...

Hayatımda ilk kez "Country of Residence" ve "Country of Citizenship" kavramlarıyla karşılaştım. Haymatlos değiliz ama "alien"ız işte. Gerçi Kanada'da alien demiyorlar; biraz daha insancıl ya. "Immigrant" bizim adımız. Bildiğin muhacir yani. Nitekim daha geçen sene Country of Residence'ıma Kanada yazmaya başladım.

Ve babam bana "Artık orayı kendine yurt belle de öyle gelirsen gelirsin." dedi.

Garibime gitti; beklemiyordum. Öte yandan ben ülkeyi istiyorum da ülke beni istemiyormuş gibi bir hal aldı "memlekette"; o yüzden motivasyonu da aldım bu "yurt belleme" olayı için. E zaten "Biz tüzüklerle çarpışarak büyüdük kardeşim!"

İtiraf etmeliyim ki havasından suyundan gelmiyorum bu yaz "anavatana." Pasaportumu veren ülke çok büyük bir değişimden geçiyor şu an. Bu bir süreç, bu bir kavga, bu bir alışveriş, bu bir mesele... Bu dönemde dışarıdan ahkam kesmenin kolay, her söylenilenin ırkçı olduğu bir dönemdeyken dışarıda kalmak istemiyorum. Kısa bir süre de olsa bir yerde bu değişime ve sürece tanıklık etmek için dönüyorum "haymata." İyi veya kötü "yepyeni bir memleketi" tanımak, yaşamak ve öğrenmek için geliyorum bu yaz.

Yine "homeward bound" tomorrow. 6 gün sonra İstanbul sularında görüşmek dileğiyle.


Hiç yorum yok: